 Dünya ölçeğinde önemli bir doğal alan, nadir bir 'genetik rezerv' olan Kaz Dağları, madencilik faaliyetlerinin tehdidi altında. On altıncı yüzyılın büyük İngiliz düşünürü Francis Bacon, kötülük ile doğaya karşı sevgisizlik arasında bağ kuruyordu. Bunun, Kaz Dağları'nı 'şu kadar altın, şu kadar para, şu kadar hisse senedi, şu kadar kâr'a indirgeyenler için bir anlam ifade etmediği açık. Erk sahipleri kurnazlıkla -ki yine Bacon, kurnazlığın 'çarpık türden bir bilgelik' olduğunu yazar- bu geniş coğrafyanın çok küçük bir alanında kazı yapacaklarını söylüyor. Doğaya zarar gelmeyeceğini, maden profesörlerini de yanlarına alarak öne sürüyorlar. Oysa Kaz Dağları bu yekpareliği, büyüklüğü, el değmemişliği, coğrafi ve biyolojik bütünlüğünü koruduğu için 'değer'. Bu nedenle küresel ölçekte bir biyolojik rezerv ve gen kaynağı.
Kaz Dağları, küresel ölçekte tehlike altında 1 tür, Avrupa ölçeğinde tehlike altında 35 tür bitkiye ev sahipliği yapıyor. Bunlar, imzaladığımız uluslararası anlaşmalar ve ulusal yasalarla koruma altında. Yöre birçok bitki ve hayvan için küresel ölçekte önem taşıyor.Kaz Dağları, antik çağlardan beri özenle korunması gereken bir su rezervi aynı zamanda. Hem içme ve kullanma suyu, hem de termal sular açısından. Binlerce yılda oluşmuş ve hassas doğal yapısının madencilik ya da başka bir nedenle bozulmasıyla meydana gelebilecek olumsuzlukları bilim adamları şöyle özetliyor:
# Ekosistem yıkılacak, pek çok canlı türü yok olacak, hassas yaşam dokusu bir daha geri gelmemecesine bozulacak. # Kuraklık artıp su havzaları, yeraltı su kaynakları kuruyacak. # Erozyon artacak, beklenmedik sel baskınları meydana gelecek. # Çanakkale Boğazı'nın alüvyonla dolması hızlanacak. # İklimde değişiklikler olacak, dengesiz mevsimler yaşanacak. # Alerji ve astımda artma olacak. # Tarım alanları azalıp mono kültürler artacak. Zeytincilik, meyvecilik, bağcılık gibi geleneksel tarım kültürleri de yok olacak. # Maden çıkarmakta kullanılan maddeler toprak, su ve havayı kirletecek. # İnsani faaliyetlerin çoğalması sonucu, doğal yaşam üzerindeki baskı daha da artacak; orman yangınları, sulak alan yıkımı gibi olumsuzluklarla karşılaşılacak. Kaz Dağları'na kısa vadeli ve toplumsal yararı tartışmalı ekonomik çıkarlar adına yasaların arkasına saklanıp kazma vurmak, uygarlığımıza da darbe vurmaktır. Kaz Dağları, maden çıkarmak için delik deşik etmemiz gereken değil, gurur duymamız gereken bir coğrafya... |